Yazarların Kişisel Gelişim Kitabı Yazmasının Sebebi

Yıllar içerisinde “kişisel gelişim” konusu daha da ilgi görür hale gelmiştir. Bireyin toplum içinde fark edilme çabası bugün artık yadsınamaz bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Sözler, tavırlar, hobiler, uğraşlar birini diğerinden ayırt edecek keskinlikte ayrılmalı. Kişi kendine özgün bir “ben” oluşturmalı ki toplumda onu kendi kimliğiyle kodlayabilsin…

 

 ÖZGÜN BİR “BEN”

 

Kaçınılmazdır ki, kişisel gelişim yazılarının bu denli moda olması da benlikle doğrudan ilgilidir. Okuyucuların sıradan olmama konusunda çıktıkları bu serüvende onlara rehber olabilecek kaynaklara ihtiyaç duymaları da doğaldır. Hal böyle olunca, kısa bir süre içerisinde mutlu olmayı, iç huzuru yakalamayı, özgüvenli olmayı öğütleyen bu tür kitaplar kolaylıkla müşteri buluyor.

 

 SOSYAL MEDYA BASKISI

 

Son yıllarda sosyal medyanın hayatımıza adeta ele geçirmesi ise yine yazarları kişisel gelişim kitapları yazmaya teşvik eden bir unsur haline gelmiştir. Sık kullanılan sosyal medya sitelerinde bazı insanların “çok mutlu” “çok zengin” “çok güzel” olduklarını kanıtlarcasına paylaşımlar yapması elbette diğerlerin de bir “yenilmişlik” duygusu yaratması sonucuna yol açıyor. Neredeyse her gün ya da her hafta bir başka şehirde çekilmiş fotoğrafları paylaşmak, hiç acı çekmemişçesine ağzını kulaklarına kadar açıp sırıtarak poz vermek, kendini sıradan zanneden ortalama insanlarda haset ve hırs duygularını besliyor. İşte kıskançlık ve zayıflık içerisinde savrulan bu tip kimselere ise kişisel gelişim kitapları bir tedavi aracı oluyor. Nihayet insanlar kendi kişisel inşalarını yaparken işe yaşamaktan değil, okumaktan başlıyorlar.

 

 “MIŞ” GİBİ YAPMAK

 

Oyunculuk stillerine göz attığımızda bazı üstatların “mış gibi yapma” “ol” dediğine rastlarız. İyi bir rol ancak o rolü olabildiğince özümsemek hatta büsbütün rolü hissetmek ile tamamlanır kimilerine göre. Sokağa çıkıp yaşama karışmayan, yapmak yerine seyretmeyi, hayal etmeyi tercih eden insanlar sonunda girdikleri girdaptan kişisel gelişim kitapları sayesinde çıkıyorlar. Ulaşamadıkları hedeflerin çok da uzaklarında olmadığını onlara hissettiren bu tip kitapları okumak sahte bir mutluluğu da beraberinde getiriyor. Genellikle kitabın etkisi belki bir hafta belki bir ay sürüyor. Kişi o esnada geliştiğine ya da gelişebileceğine dair bir inanca kapılıyor. Ancak heyhat! Bu etki uzun süre geçmeden dağılıyor. Bu sebeple denilebilir ki; geçici mutluluklar için en güzel adres “kişisel gelişim” kitaplarıdır.